Etiket Sonuçları :

Kitap

ANILARLA HARMANLANMIŞ PORTRELER – Ataol Behramoğlu 1024 683 Gültekin ÇİZGEN

ANILARLA HARMANLANMIŞ PORTRELER – Ataol Behramoğlu

Ataol Behramoğlu’nun ailesini çok eskilerden tanırım. Ataollar, üç kardeştir. Avukat olan en büyükleri Namık Behramoğlu bir dönem avukatımdı. En küçüğü Nihat Behramoğlu, Yılmaz Güney muhabbetinden çevre içinde vardı. Ataol Behramoğlu sonraları anılara dâhil oldu.

O dönem, yani 60’lı yıllar belli bir çevre esasen birbirini çok yakından tanırdı. Ataol Behramoğlu benim yakınım olan şair İsmet Özel’in de yakınıydı. Birlikte dergi çıkarmışlardı. İsmet’in de bende çok portreleri vardır.

Türk Sol’unu darmaduman eden yıllarda Ataol Behramoğlu da yurtdışına gitti, Paris ve Londra’da yaşadı. Yurtdışındaki aydın çevreler Ataol’a sahip çıktılar, yakınlık gösterdiler. Avrupa sonrasında ise Rusya yolu gözüktü. Ataol, Ankara Dil Tarih Coğrafya ve Edebiyat bölümünden Rus Dili ve Edebiyatı’ndan mezundur. Rusçası zaten çok iyi idi. Sonrasında bir Rus hanımla evlendi ve Rusçası anadili haline geliverdi.

Tanıdığım Ataol Behramoğlu, uzun kariyeri içinde sürekli üreten ve şiir daracığını geliştiren, zenginleştiren, Türk şiirinin, Türkçe’nin kahramanlarından biridir. Dergiler çıkardı, kitaplar yayınladı ve hiç durmadı. Yine Türkçe’nin şiir kahramanlarından Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dediği gibi  ‘’Türkçem ses bayrağım’’ mısrasına inandı.

1992’de kariyerine İstanbul Üniversitesi’nde başladığı Rus Dili ve Edebiyatı öğretim üyeliğini 2003’te aynı üniversitede doçent, 2009’da Beykent Üniversitesi’nde profesör olarak sürdürdü. Şimdi İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim kadrosunda. Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. KAFA Dergisinde yazıları yayınlanıyor, ben de izliyorum.

2015 yılının Nisan ayında Behramoğlu’nun 50. sanat yılı sebebiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi iki konser düzenlemiştir.

2016 yılında Beşiktaş Belediyesi, Ataol Behramoğlu’nun heykelini Beşiktaş Şairler Sofası Parkı’na dikti. Ataol o heykelini çok sever.

Benim Ataol Behramoğlu ile ilişkilerim son yıllarda arttı. Eskişehir Odunpazarı Belediyesi’nin benim için yapmayı planladığı Gültekin Çizgen Sanatsal Koleksiyon Müzesi’nin çalışmaları esnasında yine Odunpazarı Belediyesi Başkanı Kazım Kurt, Ataol Behramoğlu için de bir müze çalışması sürdürüyordu. Önce bir parktaki bir bina ‘’Ataol Behramoğlu kütüphanesi’’ olarak onun ismine geliştirilirken ben de proje çalışmalarına katıldım. Sonra o müze yer değiştirip Eskişehir’in en eski binalarından birine taşındı. Şimdi orada pek çok kültürel etkinlik düzenleniyor.

İşte bu fotoğraf o dönemlerde çekildi ve benim şairler portfolyoma eklendi.

Günlük, siyah beyaz bir bakış.

Bu metin Fotoğraf Dergisi için yazıldı.

ANILARLA HARMANLANMIŞ PORTRELER – Prof. L. Fritz Gruber 683 1024 Gültekin ÇİZGEN

ANILARLA HARMANLANMIŞ PORTRELER – Prof. L. Fritz Gruber

Prof. L. Fritz Gruber

Fritz Gruber, 1908’de Almanya’da Köln’de doğdu, 2005’te yine Köln’de öldü. 97 Yıllık bir ömür. Sanırım 20. Yüzyılın en önemli fotoğraf kahramanlarından biriydi. Fotoğrafçı değildi ama gerçek fotoğraf sanatçılarının babasıydı.

Ölümünden sonra terekesinden 2 müze yapıldı. Birikimi düşünelim. Photokina’yı 1950’de kuran O’ydu. Photokina bir dönemin sadece fotoğraf mesleği için düzenlenen teknik fuar değil, zirvede olan ‘’fotoğraf sanatı’’ ortamıydı. Tabi bugün fuar devam ediyor ama o yapı çok değişti. Türkçemizde ilginç bir değim vardır; ‘’At sahibine göre kişner’’ Fritz Gruber’in zengin, güçlü kişiliğiyle o parlak dönem artık yok.

Fritz Gruber’i ben ve o zamanki eşim Engin Çizgen’le birlikte Yeni Fotoğraf Dergisi’ni çıkarmaya başladıktan sonraki Photokina ziyaretlerimiz sırasına tanıdık.

Yeni Fotoğraf Dergisi’nin ilk sayılarını kendisine hediye ettiğim zaman çok heyecanlanmıştı. 1970’lerin Türkiye’sinde yani bundan yarım yüzyıl evvel becerilmiş böyle bir çaba karşısında, o birikimde bir kişinin doğal davranışıydı.

O yıllarda 70’li yaşlarındaydı.  İkinci Dünya Savaşında yaralanmış, bir ayağı hafif aksayan ama yine de dip diri, rint bir kişilikti. Her hangi bir fotoğraf etkinliği olduğu zaman canlanır, ceylan gibi var olduğu ortamın bir kahramanı haline gelirdi.

Fritz Gruber, Photokina akşamlarında dünyanın en seçkin fotoğraf sanatçılarını Köln’deki şık evinde toplardı. Ev o anda dünya fotoğraf sosyetesinin başkenti oluverirdi. Dünyanın o dönem en önemli fotoğraf sanatçılarını bu sayede bu partilerde tanıdım ve onlarla dostluklar kurdum. Onlardan biri de Erwin Fieger’di.

Fritz Gruber’in Photokina’daki ilk ana sergisinin başlığı, ‘’ Magie der Farben Photographie‘’ Renkli fotoğrafın büyüsü’’ o dönemin renk dünyanın temsilen düzenlenmişti. Sergi kadrolarından Erwin Fieger o dönemlerde İstanbul’da tanıdığım ve herhalde fotoğraf sanatımı en çok etkileyen profil haline geldi. İstanbul’da ve sonra Stuttgart ‘ta birlikte çalıştık. Müthiş bir tarzı ve çalışma düzeni vardı. Kendisinden çok şey öğrendim.

The Imaginary Photo Museum kitabı, Fritz Gruber’in dünyadaki fotoğraf müzelerini gezerek yaptığı bir seçkinin hem Photokina’da sergilenmesi ve hem de albümleşmesinin başlığıdır.

Düşünelim ki, pek çok önemli kitap ve albüm çalışmasının yanında bu çalışma dünya sanat fotoğrafının temellerinden birini oluşturur.

Bu çalışmanın yanı sıra yıllar içinde pek çok kitap üretti ve bazı kitap projeleri içersinde yer aldı. Bazıları şöyle: Man Ray & L. Fritz Gruber: Years of a Friendship 1956 to 1976, The Transforming Eye: Photographs By Clarence John Laughlin ve Famous Portraits.

Fritz Gruber’i elbette Türkiye’ye davet ettik. Eşi Renate’yle birlikte onları İstanbul’da ağırladığımızı, güzel rakı ve balık sohbetleri yaptığımızı hatırlıyorum.

Fritz Gruber ile olan ilişkim garip bir şekilde ölümünden sonra da devam etti. Şöyle ki; Kurucu Küratörü olduğum İstanbul Fotoğraf Müzesi’nde önemli bir Alman fotoğraf sanatçısı olan Hans-Jürgen Raabe’in, 990 Faces sergisini açmıştık. Sanatçı ciddi olanakları olan bir kişiydi ve Türkiye’ye Almanya’dan bir uçak dolusu sanat ve fotoğraf basınının seçkin kadrolarını bir sempozyum için davet etti. Gelenler arasında Fritz Gruber’in eşi Renate de vardı. Karşılaşınca gözyaşları içinde sarılıp ağlamamız benim için unutulmaz bir Gruber anısı. Ölmeden önce son kitabını benim adıma imzalamış ve Renate de yanında getirmiş. Nasıl ağlamazsın?

Buradaki Fritz Gruber fotoğrafı bir durum portresi. O günlerde yüzlerce ve yüzlerce objektifin konuğu olan Fritz’in heyecanlı halini yansıtıyor.

Dikine, siyah beyaz kadraj O’nun ruh halini yansıtıyor.

Bu metin Fotoğraf Dergisi için yazıldı.

    E-Posta Abonelİğİ

    Yayınlarımız ve bizden haberleri birinci elden almak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli.

      İLETİŞİM FORMU

      Aşağıdaki formu kullanarak bize ulaşabilirsiniz. Kısa sürede dönüş yapılacaktır.

      Gizlilik Ayarları

      Web sitemizi ziyaret ettiğinizde, tarayıcınız üzerinden belirli hizmetlerden, genellikle çerez şeklinde bilgi depolayabilir. Burada Gizlilik tercihlerinizi değiştirebilirsiniz. Bazı çerez türlerini engellemenin web sitemizdeki ve sunduğumuz hizmetlerdeki deneyiminizi etkileyebileceğini belirtmek gerekir.

      Google Analytics etkin, devre dışı bırakmak için tıklayın.
      Google yazı tipleri etkin, devre dışı bırakmak için tıklayın.
      Google haritalar etkin, devre dışı bırakmak için tıklayın.
      Video yerleştirme kodları etkin, devre dışı bırakmak için tıklayın.
      Gizlilik Politikası

      Çerez Kullanımı Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Tarayıcınızdan Cookie ayarlarınızı değiştirmediğiniz sürece bu Site'de çerez kullanımını kabul ettiğinizi varsayacağız. Çerez, ziyaret ettiğiniz internet siteleri tarafından tarayıcılar aracılığıyla cihazınıza veya ağ sunucusuna depolanan küçük metin dosyalarıdır. Sağ taraftaki buton ile gizlilik ayarlarını değiştirebilirsiniz. Ancak bu ayarlardan sonra sitemizin düzgün görüntülenemeyeceğini belirtmek isteriz.
      error: Content is protected !!